Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) yayımladığı kapsamlı analiz, son 45 yılda Türkiye’deki şehirlerin gelişim yönünde dikkat çekici bir değişim yaşandığını ortaya koydu. 1975-2020 dönemini kapsayan çalışmaya göre, illerin büyük bölümünün kentsel ağırlık merkezi batıya doğru kayarken, bazı şehirlerde ise çok daha belirgin yön değişiklikleri gözlemlendi.
44 İlin Kentsel Merkezi Batıya Kaydı
TEPAV verilerine dayanan ve Prof. Dr. Güven Sak tarafından paylaşılan analizde, Türkiye’deki 81 ilin kentsel gelişim süreci incelendi. Araştırmaya göre, 45 yıllık süreçte toplam 44 ilin kentsel ağırlık merkezi batıya doğru hareket etti. Bu değişimde iç göç, sanayi yatırımları, ulaşım altyapısındaki gelişmeler ve hızlı kentleşme önemli rol oynadı.
Bazı Şehirlerde Değişim Çok Daha Belirgin
Araştırmada özellikle Muğla, Balıkesir, Antalya, Konya ve Isparta’nın dikkat çekici dönüşüm yaşayan iller arasında yer aldığı belirtildi. Bu kentlerde nüfus artışı, yeni yerleşim alanlarının oluşması ve ekonomik faaliyetlerin farklı bölgelere yayılması, şehirlerin büyüme yönünü önemli ölçüde değiştirdi.
Uzmanlara göre özellikle turizm, sanayi ve ulaşım projeleri, bu şehirlerin mekânsal gelişimini hızlandıran temel etkenler arasında bulunuyor.
Göç ve Yatırımlar Şehirlerin Rotasını Değiştirdi
Analizde, şehirlerin büyüme eksenindeki değişimin en önemli nedenleri arasında iç göç hareketleri, organize sanayi bölgelerinin kurulması, yeni ulaşım ağlarının oluşturulması ve konut yatırımlarındaki artış gösterildi.
Büyükşehirlerin çevresinde gelişen yeni yerleşim alanları da kentsel ağırlık merkezlerinin zaman içerisinde farklı noktalara taşınmasına neden oldu.
Kentsel Planlama Açısından Önemli Veriler
Uzmanlar, ortaya çıkan verilerin yalnızca geçmişte yaşanan değişimi göstermediğini, aynı zamanda gelecekte yapılacak şehir planlamaları açısından da önemli ipuçları sunduğunu belirtiyor. Nüfus hareketlerinin doğru analiz edilmesi, ulaşım, altyapı, çevre ve konut politikalarının daha sağlıklı oluşturulmasına katkı sağlayabilir.
TEPAV’ın çalışması, Türkiye’de kentlerin son 45 yılda ekonomik ve demografik dinamiklerin etkisiyle önemli ölçüde yön değiştirdiğini ortaya koyarken, şehirleşme politikalarının geleceği açısından da dikkat çekici bir kaynak niteliği taşıyor.




